dilek 的个人资料aXi_C@Di照片日志列表更多 工具 帮助

日志


10月5日

YÜZLEŞME

Sandık lekesi anılar
Kenarı kıvrık
Rengi atmış

Naftalin kokusunda
Biriken özlemler
Gözlere vurmuş rutubet

Ağ tutmuş
Tavan arasında
Kırılgan gün ışığı

Yıllardır açılmamış kilit
Pervazına kaynamış kapı
Hapsedili geçmiş

Gözlerde nem,
Nefesinde naftalin
Ellerinde koca bir hayat

Umuda gülen gençliğiyle
..Umutları bitmiş kadının
...Yüzleşme zamanı şimdi.

ÇİRKİNİM

Karanlığa buladım yüzümü
İzi gitsin diye yılların
Kar altında sabahladım
Kar mı, kır mı anlamasınlar saçımdaki
Dilimdeki küfürleri sakladım
Örtbas etsin diye can yakışlarımı
Dikenleri topladım öfkemi sıktığım elime
Biriken nefretleri süsledim gülüşümle
Alladı pulladı bahar çirkinliğimi
Korkuyorum
Yaz gelecek ve eritecek maskemi akşamlar...


YARAMAZDIM BUGÜN

Siyah çarşafını çıkarırıken şehir
Işıl ışıl deniz
Sabah ezanında uluyan köpek kayıp
Kaldırım kenarında tinerci
Hayalleri doldurmuş torbasına

İçimde mayıs
Kıpır kıpır


Sahte sevişler sonrası
İniltiler kalmış yorgan altında
Düş yastıkları düşmüş
Çarşafta yalnız ruhların resmi

Seni çiziyorum
Gökkuşağında
Başak boylarında

İçimde nehir
Kıvrım kıvrım

Gidişler sonrası gelişler
Gülüşler sonrası yaşlar
Yosun tutar kirpiğimde
Çürür / çürütür

Küf kokar
Şehir koca gün

Makyajlar
kostümler aynı tonda
insancıkların

Akşam sefaları
İnadına
renk vermeye başlar pencerede


bir güne daha saklar
ustalıkla
kahpeliğini
yedi tepe
açar avuçlarını
Kara lekesini güne sıvazlar

Ama ben
Yaramazdım bu gün
Bir parça çaldım güneşten
Eledim kirpiklerimde

Şişşşttt sakın beni şikayet etme...

Kararınca şehir
Eleğim tavanda
Gece kimse yokken bak
Kırpıntıları savuracağım
Aydınlansın yalnızlar

......

İçimde sen
gözlerinde ben
Işıl ışıl...

AMA..

Elimdeki kalem
Kimbilir hangi ormanın içinde
Dinliyordu kuşları
ve kaç sincap gıdıklıyordu yapraklarını
bilmiyorum
Yazdığım kağıt
Hangi bahçede gölge
Hangi bebeğe salıncak
Hangi ölümsüz aşkın kazıtı
bilmiyorum
Sefasına daldığım şehrin
En yükseğinden
Kuşbakışı düştü gözlerim
Toprağa
Hangi çocuk parkıydı
Ya da hangi bahçeydi kazılan
Ya da üzerinde seyirdiğim yol
Hangi mezarlıktı
bilmiyorum...
ama tükettikçe bunları
tükeniyor insanlığım...

BANA SEVMEYİ ÖĞRET HAYAT

Yürüdüğüm kaldırımlarda
düşünce kalkmayı öğrendiğim gibi
Bana sevmeyi öğret hayat.

Bu gece
Saçlarını şiirle taramak isterdim.
Yumuşak bir yastığın
Beyaz işlemeli örtüsüne
Başını yasladığında
Saçlarını şiirle koklamak
Sessizce ölmek sonrası

Cennet ise
Binlerce çiçek yapraklarının
Ayaklarına aktığı ipekten bir ırmak
Gözlerine sığınan gözyaşları
Acılara direnirken
Ölmek
Sadece düşmek sonrası


Islak dudaklarında
Susmak
Tatlı bir iklimin izine
Rastlamasa da
Çölleşen yaralarımda kanamak
Ve kanadıkça
Seraplarından içmek sonrası

Gece çıplak sevgili
Milyonlarca yıldız düş
Ve düşler ayaz
Gel
Gel ki giydirelim aşkı
Ve malum sonrası

Bana ölmeyi öğret hayat.

YENİDEN ŞARAP KOKUSU

stiyor liman yolcuyu
bavulunda sıcak rüyasıyla
yolcu gemiyı
direğinde bir gülüşün şebnemi
gemi ufku istiyor
ben hepsini seninle

sereserpe akşam
bir adam bir kadının
bacağındaki beni öpüyor

yeniden şarap kokusu
10月4日

TADI YOK

 
Ne can tadı var,
Ne canan tadı.
Yasyavan,
Tatsız,tuzsuz
Bol acılı,can yakıcı;
Bir hayat bizimkisi.

Niteliksiz karın doyurması
Meteliksiz eski, cüzdan eskisi
Cüz cüz okunmuş hayat hikayesi,
Tozlu kitaplar gibi.
Bir dikili ağacı yok…
Bir tapulu taşı,
Yok oğlu yok.

Her şey ellerine,
Ayaklarına bağlı.
Aklı aklamaz ,
Bütçe açığını.
Sağ borç,sol borç.
Borç dedikleri ,
Yiğidin kamçısı devri.
Hala namert olası gelmez.
İlle de namus gibi
Sözün kılınçtan keskinliği
Yaşamanın ecel terleri…

....

öyle dudak bükme gecenin zifirinde
Dağıldığında zifir saçların
Kabardığında yalnızlığın
Darağacında sallanan
Bir mahküm gibi
Kapat dudaklarını üstüne
Hal böyle böyle

HANİ...

 
 Hani olur da
Sıkışırsa başın
Bir dost kokusu
Bir dost selamı
Bir dost kelamı
Nasıl da iyi gelir
Bir de yaz dostum
Kimselere diyemediğini
Kalemle kağıdın vuslatı
Ya da klavyeyle parmağın
Büyük buluşmasını
Ne mürekkep biter ne dosya
Yaz dostum...